Hey ÖzÜ tanışma vakti sanırım :) Merhaba !
Yaz yağmurlarıyla ağarmış temmuz'un ilk günü ve ÖzÜ'deki ilk staj günüm. Sabahın ilk ışıklarıyla beraber kalktık yol uzundu malumunuz. Uzun ama güzel bir yolculuk sonunda belirtilen saatlerde kütüphanenin kapıları açıldı ve oradaydık. 20 gün boyunca beraber olacağım şimdiden kanımın çok ısındığı Zeynep'le beraber kendimizi personel ofisine attık ve MERHABA! HERKESE GÜNAYDIN :) Muhteşem Bey, Özlem Hanım, Banu Hanım, Burcu Hanım ve Çiçek Hanım bizi karşıladılar. Sıcak ve içten bir ortamdı açıkcası. Hani ilk günün verdiği o gerginlik olur ya "Aman elimi kolumu nereye koyacağım, UPS! Yanlış bir şey söylemesem bari" düşünceleri döner durur, demek istediğim o, işte öyle bir şey aklınıza bile gelmiyordu. Her neyse daha sonra Muhteşem Bey ve Özlem Hanım bizimle toplantı odasında ufak bir başlangıç yaptılar. Daha önceden mail atılan programımız hakkında konuştuk. Programı ilk gördüğümde "Evet zorlu olacak" dedim ama bugün zorludan çok "Buradan alacağım eğitim çok değerli bir daha kolay bulamam" diye düşünmeye başladım. Ardından Banu Hanım geldi kütüphaneyi gezdik. Kütüphane gerçekten çok güzeldi. Modern çizgileri, öğrenciye hitap eden dekorasyonuyla tamamen göz alıcıydı. Prosedürler hakkında konuştuk. YouTube'daki videolarını izledik -doğal olarak tabiki neşelendik- ve kütüphaneye her iki yönden bakmış olduk.
Yemek arasıydı derken öğleden sonra ilk görevlerimizden biriyle başbaşa bırakıldık. Diğer üniversite kütüphaneleriyle ÖzÜ'nün kütüphane web sitesinin karşılaştırılması. Umarım doğru eksiklikleri ve doğru artıları yakalayabilmişimdir. Daha sonra şimdi okumuş olduğunuz bu blog sayfamıza yazar olarak atandık ve bir aylığına burada neler gördük, neler yaptık anlatmamıza izin verildi. İlk günüm çok güzeldi ama daha çok dolduracağım günlerim olacak. Bizi takip etmeye devam edin. Sevgilerimle... :)
Yorumlar
Yorum Gönder