Kayıtlar

2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ve sonra döndüm dedim ki "EMEĞİMİZE SAĞLIK"...

Resim
Son haftadayız. Sondan bir önceki günde son blogg yazılarımızı yazıyoruz. Üzerimde hüzün etkisi bir hayli hissedilmekte ne yazık ki. Bu gün şunu söylerken tereddüt etmiyorum. "Mesleki eğitim için ÖzÜ kütüphanesi tek adres olmalı". Bu 4 haftalık süreçte bizi sürekli olarak eğitimlere almaları, bireysel ve takım çalışmaları ile bize profesyonel meslek hayatını tattırmaları gerçekten mucizeviydi. Geçen gün mesela bir iş yerine başvururken vereceğimiz ön yazıyı yazdık. Ben yazarken hiç zorlanmadım. Muhteşem Bey bize bunun eğitimini vermişti. Ya da piyasa araştırması yapan bir kullanıcımıza yardımcı olurken nasıl bir yol izlemeliyiz diye sorduklarında ben yine zorlanmadım çünkü Çiçek Hanım bize hepsini öğretmişti. Burcu Hanımla başladığımız katologlamaya Nilay Hanım'ın üstün sabrıyla devam ettik. Öyle sanıyorum ki biraz fazla soru sordum. Bu benim katologlamaya ayrı bir ilgi duymamdan kaynaklanıyor. Ayhan Bey'e soru sorma oranımla Nilay Hanım'ı karşılaştırırsak sanırım...

Meğeeerrrr :)

     Bir stajyerin dönüp dolaşıp geleceği yer yine bir  blog sayfasıdır, ben de yine geldim buraya :)      Haftanın sonuna yaklaşıyoruz ve her iş dönüşü servise bindiğimde kendime 'bu da böyleymiş meğer bak bilmiyordum' diyorum ve bu buraya başvurduğumda tam da dilediğim şeydi.      Hafta başı dünyada kullanılan kütüphaneci title'ları ile ilgili bireysel çalışmamda çok değişik sonuçlara ulaştım meğer bizim alanımızda ne kadar değişik unvanlar varmış.      Sonrasında Muhteşem Bey ile Endnote & Refwork eğitimimiz ve buna dair çalışmamız bana geçen sene ödev hazırlarken teeek teeekkk yapmaya çalıştığım atıfları hatırlattı meğer her şeyin bir kolayı varmışş! Yani gördüğünüz gibi 'meğeeerrr, meğeeerrr...' :)      Görme engelliler için kütüphane olanakları ile ilgili yaptığımız çalışma sırasında da İstanbul'dan Kastamonu'ya kaç yer aradık kim bilir, ama İpek'in bir görüşmesi bizi kahkahalara boğdu. Ben te...

Process ile dolu bir hafta sonrası

     Hiç unutmam okula ilk başladığımda Işıl hocam iki sene sonra stajınız var demişti arkadaşımla birbirimize dönüp ooo daha çok var gibilerinden bakışmıştık ve şimdi o stajın yarısındayız. Zaman ne kadar da çabuk geçiyor cidden koskoca iki hafta bitti.      Process ile dolu bir hafta geçirdim o kadar inanmışım ki eve geldiğimde kolumda 'Özyeğin Üniversitesi' yazıyordu galiba kendime de basmışım o mühürden, evde biraz dalga konusu oldum :))      Bu hafta İlkay Hanım ile ilk defa çalışma olanağı bulduk, onu hayran hayran izlememek elde değil gerçekten. Hem zaten hep sohbet havasında geçen eğitimlerimizi İlkay Hanımın farklı ortamlara taşıması beni mutlu etti, bizi odasında ağırladı ve Muhteşem Bey'in abi havasındaki samimiyetinden farksız o da bir abla gibi konuştu bizimle.       Bir de 'dolaşıma gideyim mi, ne zaman geleyim, orda kalayım mı, İpek mi gidecek dolaşıma, dolaşıma gitmezsem hangi işi yapacagım?' sorularım i...

Bir Kataloglamanın Tahmini Süresi Ne Kadar Olabilir:)

     Koskoca bir haftanın yarısı bitti bile. Yeni hafta ve yeni birileri :) Bu hafta İlkay Hanım, Ayhan Bey ve Nilay Hanım geldi, ilk defa Burcu Hanım ile çalışma şansımız oldu, kendisiyle kataloglama üzerine çalıştık ve tahmin edeceğiniz üzere bu haftaki mücadelem kataloglama üzerine oldu, bir kitabı kataloglamak en fazla kaç dakika sürebilir bilmiyorum ama ben bu sınırı aşmış olabilirim:)       Çiçek Hanım ile 'Fakülte Kütüphaneciliğine Giriş: Hukuk' eğitiminde dikkatimi çeken noktalar oldu. Örneğin; hukuk öğrencilerinin genelinin e-kaynak değil de somut olarak kitaplara dokunmak istediğini, biraz daha geleneksel anlayışta olduklarını gördüm ve işin aslı şu ki galiba ben de onlardanım, onlara hak vermemek mümkün değil açıkçası:)      Sonrasında koskoca bir DVD rafı İpek ile beni bekliyordu, raf okuma eğitimi altında DVD'leri yerleştirmeye çalışırken bi ara kendimizi yere oturmuş rafa melül melül bakarken bulduk. Ama benim için yine d...

Nefes Almak Güzel Şey..

     Biraz gecikmeli de olsa bloğumun başına geçtim ve evet günlükcüm sana şunu söyleyebilirim ki ÖzÜ'de koskoca bir hafta bitti. Göz açıp kapayana kadar buraya ÖzÜ'de staj bitti yazacağım biliyorum ve bu gerçekten çok üzücü olacak :(      Öncelikle barkod okuyucu ile barıştığımı söyleyebilirim artık birbirimizi anlıyoruz galiba. Sonrasında bu hafta içinde Muhteşem Bey ile yaptığımız 'Fakülte Kütüphaneciliğine Giriş' üzerine sohbetler benim daha önce iş yerinde de en mühim şey olduğunu gördüğüm 'iletişim'i tekrar gün yüzüne çıkardı. Bir müşteri yahut bizim alanımız için kullanıcıya yaklaşımın aslında en önemli nokta olduğunu bir kez daha gördüm. Sonrasında Çiçek Hanım ile bilgi okuryazarlığı üzerine yaptığımız sohbet ise bana aslında bu konunun öyle de kolay bir şekilde çözülecek bir problem olmadığını gösterdi, bizler ki bu alanda ilerleme katederken ve kullanıcılarımız için bu konuda çalışmalar yapmamız gerektiğini düşünürken farkında olmadan hatalara dü...

4 dedik 1'i bitiyor, zaman çok çabuk geçiyor :(

Resim
      Yarın ilk haftanın son günü. Zaman olabildiğince hızla ama güzel geçti. Bu gün TÜRK-ALMAN Kütüphanesinin kitaplarını depomuzda raflarına yerleştirip onlara da rahat bir nefes aldırdık. İlk kez Çiçek Hanım ile çalışmakta pek heyecan verici ve pek de güzeldi. Kendisiyle Bilgi okuryazarlığı  hakkında çalıştık. Anlatırken ki zarifliği ve olayları çok önemli ve dikkat çeken güncel olaylarla örneklemesiyle de ilgimizi baya çekti. İlerleyen günlerde kendisiyle bir daha çalışacak olmamız benim açımdan çok sevindirici. :) Çiçek Hanım ismiyle münhasır denilebilecek bir hanımefendi bu gün bunu anlamış olduk :)      Benim bu gün en çok ilgimi çeken çalışmalardan biri de Muhteşem Bey ile yaptığımız fakülte kütüphaneciliğine giriş çalışmamızdı. İletişim, iletişim, iletişim.... Bunun ne kadar önemli olduğunu çok güzel anlattı. Neler yapmalıyızdan çok neler yapmamalıyız demesi bence daha yararlı oldu. Genel olarak insanlar yapmamaları gereken şeyleri acemil...

Yoğunlukla karışık yorgunluk :)

    Stajın ikinci gününü de atlattık. Burada zaman hızla akıp gidiyor. Yoğun bir gün oldu bugün de bizim için. Dolaşım modülünü öğrenirken bugün de her zaman ki gibi Banu Hanımı ve Zeynep'i sorularımla boğup durdum. Ben soru sormayı öğretici bir durumdan çok eğlenceli bir durum olarak görüyorum, keyif alıyorum soru sormaktan biraz ilginç evet ama keyif aldığım şeyler her zaman aklımda kalır ve unutmam bu da benim öğrenme stilim. :) Zeynep'in dolaşım modülünde barkod okuyucuyla imtihanı o yoğunlukta biraz tebessüm yarattı. :) Merak etme Zeynep bunları aşacaksın o barkod okuyucuyu yeneceksin.     Dün ÖzÜ bölümlerini bugünde ÖzÜ'nün genel bir tanıtım metninin ufak bir editörlüğünü yaptık. İmlayı, yazım kurallarını öğrenirken ya bunlar bir daha nerede çıkacak karşımıza diye söyleniyorduk ya işte ben burada nerede çıkacak sorusuna yanıt bulmuş oldum. Daha sonra Zeynep'le beraber yaptığımız takım çalışmamız var. Bu gün beni en çok yoran, geren ama yine de hoşuma giden bir...

Seni yeneceğim barkod okuyucu! :)

     Sabahın altısında uyanıp yollara düştüğüm bir yeri bu kadar seveceğimi anlatsalar inanmazdım bir de tutamaz kendimi oracıkta gülerdim, ama oldu! Dostum buraya bayıldım! 1 ay staj süresi çok az değil mi? Şunu üç ya da beş ya da yedi bilemiyorum belki de bir seneye bağlasak mı? :)      Bugünün yoğun geçeceğini zaten tahmin etmiştik, hazırlıklıydık ama bu kadar çabuk ve güzel geçeceğini tahmin edememiştim. Banu Hanım ve İpek ile ile dolaşım modülü uygulamaları sanırım benim için en sabır sınayıcı ama en eğlenceli dakikalarıydı bugünün.. Sabır sınayıcı dedim çünkü o ödünç alma-iade işlemlerinde barkod okuyucu ile verdiğim mücadele! Aman Allah'ım problem ne, neden barkod okuyucu beni kabullenmiyor inatla, neden bana acı çektiriyor? Problem bende mi? Yoo, hayır! Seni yeneceğim barkod okuyucu! :)      Barkod okuyucuya gösterdiğim direnç sonrasında yorgun düştüm öğle yemeği kendime getirdi beni (çok fazla barkod okuyucuyu sözcüğünü kullandım ...

Hey ÖzÜ tanışma vakti sanırım :) Merhaba !

Resim
       Yaz yağmurlarıyla ağarmış temmuz'un ilk günü ve ÖzÜ'deki ilk staj günüm. Sabahın ilk ışıklarıyla beraber kalktık yol uzundu malumunuz. Uzun ama güzel bir yolculuk sonunda belirtilen saatlerde kütüphanenin kapıları açıldı ve oradaydık. 20 gün boyunca beraber olacağım şimdiden kanımın çok ısındığı Zeynep'le beraber kendimizi personel ofisine attık ve MERHABA! HERKESE GÜNAYDIN :) Muhteşem Bey, Özlem Hanım, Banu Hanım, Burcu Hanım ve Çiçek Hanım bizi karşıladılar. Sıcak ve içten bir ortamdı açıkcası. Hani ilk günün verdiği o gerginlik olur ya "Aman elimi kolumu nereye koyacağım, UPS! Yanlış bir şey söylemesem bari" düşünceleri döner durur, demek istediğim o, işte öyle bir şey aklınıza bile gelmiyordu. Her neyse daha sonra Muhteşem Bey ve Özlem Hanım bizimle toplantı odasında ufak bir başlangıç yaptılar. Daha önceden mail atılan programımız hakkında konuştuk. Programı ilk gördüğümde "Evet zorlu olacak" dedim ama bugün zorludan çok "Buradan alacağ...

İlk gün heyecanı:)

      Yoğun bir staj döneminin ilk günü.. Uykusuzluğun verdiği huzursuzluk ama bir yandan da ilk staj, ilk heyecan :)      Gözümü açtığımdan beri kafamda dolaşan sorular, acabalar kütüphane kapısından girdiğim andan itibaren yerini neşeye ve huzura bıraktı. Buradakilerin sıcakkanlılığı, samimiyeti beni çok rahatlattı özellikle bugünkü planda bize eşlik eden Banu Hanım anlamsız esprilerime bile güldü:)       Daha önce de gelip gezme fırsatı bulduğum Özyeğin Üniversitesi kütüphanesini bugün tam olarak değerlendirme fırsatı buldum ve iyi ki buradayım dedim. Aralarda ufak kayboluşlarımı saymazsak tabi:) neyse ki stajyer arkadaşım İpek vardı yalnız değildim.      Tanışma programının ardından okulu gezdik sanırım bir kaç güne çözerim :) Banu Hanım ile politika ve prosedür üzerine yaptığımız sohbet bu kütüphanenin işleyişi hakkında bilgi verdi ve kafamda bir şeyler şekillendi. Mekan Yönetimi ve kütüphane web sitelerinin incele...